Mate Çayının faydaları

Mate, Güney Amerika’da yetişen “Ilex Paraguayensis” isimli bitkinin  yapraklarıdır.İlk olarak Güney Amerika yerlileri daha sonra cizvit rahipleri tarafından üretilmeye başlamıştır ve uyarıcı etkisinedeni ile çay ve kahve yerine tüketilen günlük bir içecek olarak kullanılmıştır.Mate çayı en çok Pareguay’da da yetişdiği için Pareguay çayı olarakda bilinir.

Mate çayı dünyada obezite gibi kiloylo birlikte gelen hastalıkların tedavisinde kullanılır.Vücuddaki yağ emilimini engelliyor yağların  hızlı yakılmasını sağlıyor. Aynı zamanda kafein benzeri özelliklere sahip fakat kafeinin kötü etkisine sahip değildir. Her yaştan grubu tarafından kullanılabilir. Metabolizması yavaş işleyen kişiler için son derece sağlıklı bir içecektir. Tam etki için günde üç fincan tüketilmelidir.

Mate yaprağı zayıflatır mı?

Mate yılın 12 ayı yapraklarını dökmeyen bir bitkidir.Tropik ve yarı tropik iklimlerde yetişir, yerliler ona `Tanrı`nın ağacı` derler, Avrupa`da da `yeşil altın` olarak anılır. Son yıllardaki popüler ismi ise `yağ yakıcı çay`. Paraguay yağmur ormanlarında doğal olarak yetişir, diğer adının `Paraguay çayı` olmasının nedeni de bu

Yağ yakımını arttıran metebolizmayı hızlandıran ve enerji veren zayıflamak isteyen insanlar için muhteşem bir bitki. Dr, Torben Anderson`un 2004 yılında Danimarka`da Charlottenlund Medical Centre`de 44 sağlıklı şişman insan üzerinde yaptığı deneysel çalışmada, 45 gün boyunca mate yaprağı çayı ve ekstresi kullanan grup ortalama 5 kg kaybetmiş, kontrol grubunda ise kilo kaybı olmamış. Mate yaprağı hakkında yapılmış yüzbinlerce bilimsel araştırmalarda mevcut özellikleri sadece yağ yakıcı ve metobolizma hızlandırmakla sınırlı değil aynı zamanda iştah bastırıcı gibi bir özelliğide var.mate ay, mate çayı, mate çayı ottu, mette otu

Kuşburnu bitkisinin faydaları

C vitamini yönünden en zengin meyvedir ve yüksek oranda mineral ihtiva eden çok besleyici bir besindir. 

Kuşburnu vücudun bağışıklık ve direncini arttırdığı çok bilinen bir gerçektir. Faydaları arasında göz sorunlarını gidermeye yardımcı olması, cinsel isteği arttırması, kanı temizlemesi, bağırsakları yumuşatması, sindirimi kolaylaştırması,idrar söktürücü olarak kabızlıkta yardımcı olması sayılabilir.

Ayrıca ishali keser, bağırsak kurtlarını düşürür ve kansere karşı koruyucudur. Kullananlar romatizma şikâyetlerini ve ağrılarını azalttığını bildirmiştir. Şeker hastalarının iyi bir dostudur, çünkü kandaki insülin miktarını ayarlamaya yardımcı olur.

Şifalı Zeytin Yaprağı

Zeytin Yaprağı’nın Özellikleri

Zeytin ağaçları Dünyanı en dayanıklı ağaçlardandır.Zeytin ağaçlarının tamamında bulunan içeriğinde elenolik asit ve kalsiyum elenolat bulunduran oleuropein çok çeşitli mikroorganizmaları uzak tutma , hastalıkların zararlarına karşı direnç kazandırmasıyla uzun süre yaşamlarını sürdürmeyi başarırlar. Zeytin yaprakları asırlardır şimdilerde koca karı olarak tabir edilen halk ilaçlarında kullanılmaktadır. Zeytin yaprağı konusunda bir çok kitabın yanı sıra binlerce makale yayınlanmış olup Amerikan kanser araştırma enstitüsü tarafından 21. yy en önemli antimikrobiyal bir etkiye sahip en önemli bitki olduğunu ilan etmiştir. Zeytin yaprağı büyük üreticisi bitkilere büyük önem veren Çin olup Dünyada en çok tüketicisi olan ülke ise Amerika Birleşik Devletleridir. Yapılan araştırmalarda zeytin yaprağı 101 madde içerir. İçeriğindeki en etken madde oleuropendir. Zeytin yaprağındaki oleuropen tedavi edici etkiye sahip sekoiridoit bir glikozittir. Glikozitler bitkilerin yapraklarında bulunmakla beraber meyve kabuk ve köklerinde bulunmaktadır. Bakterilerin hücre duvarını etkileyerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

zeytin-yapragi

Zeytin yaprağının faydaları

Avustralya’da yapılan araştırmalarda Zeytin yapraklarında anioksidan kapasitenin vitamin C’de bulunandan 5 kat , üzüm çekirdeği ve yeşil çay’dan 2 kat fazla olduğunu ortaya koymuştur.Zeytin yaprağının özelliklerini sıralayacak olursak antioksidan özelliğiyle soluduğumuz hava yediğimiz yemeklerden kullandığımız sigara ve alkolden kaynaklı vücudumuzda biriken toksinlere karşı vücudumuzu korur. Damarlarda meydan gelen genişleme ile tansiyon düşürdüğünü kalp rahatsızlıklarında zeytin yaprağının önemli sonuçlar verdiği görülmüştür. Yapılan araştırmalarda hipoglesemik etki gösterip yüksek kan şekerini düşürmüştür. Zeytin yaprağı HIV virüsünü engelleyeci özelliğe sahiptir. Son yıllarda HIV virüsü taşıyan AİDS hastaları tarafından alternatif tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Zeytin yaprağı ayrıca İdrar söktürücü , yorgunluk sendromlarında , kabızlığı önler , solucan düşürmede yardımcı olur yumuşak doku romatizmasını hafifletir , deriyi besler ve korur, diş ağrılarını hafifletir , pankreas salgısını uyarır , çocukların kemik gelişiminde faydalıdır ,obeziteye karşı etkili bir bitkidir.

Zeytin Yaprağı Çayı ve Ekstratı

Zeytin yapraklarının çayı ve ekstratı kullanılır. Zeytin yaprağı çatı aromatik ve lezzetlidir. İnce dilim bir limon ve bal ile tatlandırılabilir,diğer bitki çaylarıyla karıştırılıp içilebilir. Zeytin yaprağı ekstratı,zeytin yaprağının aktif bileşenlerini elde etmek amacıyla hazırlanan yeşil toz görünümlü yaprak özüdür. Ekstaratlar güçlü antioksidanlardır kalp ve kanser tedavisinde kullandırılır. 1 gr yaprakta yaklaşık %5 oleurepein bulunurken , 1 gr ekstrat’ta %20 grama çıkmaktadır bu oranda bize zeytin yaprağı ekstratların gücünü göstermektedir. Kullanımı zeytin yaprağı ekstratı çayına göre daha kolay,kullanım alanı çok geniş ve sonuca gitmeniz daha kolay olacaktır.

Bitki Nedir ?

Bitkiler (Latince: Plantae), fotosentez yapan, ökaryotik, ağaçlar, çiçekler, otlar, yosunlar ve benzeri organizmaları içinde bulunduran çok büyük bir canlılaralemidir.Fotosentezi sadece bitkilerle beraber bazı tek hücreli canlılar yapar.

Bitkiler, topluluk halinde yaşarlar. Bitkilerin bir bölgede oluşturdukları örtüye bitki örtüsü denir. Flora, bir bölgede yetişen bütün bitki türlerinin hepsine denir. Herhangi bir bölgenin yaşam koşullarında gelişen, benzer ekolojik yapı içeren bitki topluluğuna vejetasyon denir. Bunlar 4 sınıftır: Ormanlar (her zaman yeşil tropikal yağmur, subtropikal, orta kuşak, sert yapraklı, iğne yapraklı, kışın yaprak dökenler, muson ormanları, tropikal kuru, mangrov, galeri, bataklık), Çalılar(maki, garig, psödomaki), otlar (savan, step, çöl), tundra. Bitkilerin yetişmesini etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar; ekvatora uzaklık, denizden yükseklik(rakım), arazi eğimi, ışık, sıcaklık, nem, yıllık yağış miktarı, toprak içeriği, canlı faktörler (insan, hayvan, diğer bitkiler, mikroorganizmalar)’dir Bitkiler, fotosentezle ekolojikdengeyi sağlamada temel rol oynadıklarından, canlılar dünyasında çok önemli yere sahiptirler.

Bitkiler aleminin 350.000’e yakın türü mevcuttur. 2004 itibariyle 287.655 bitki türü tanımlanmıştır. Bunlardan 258.650’si çiçekli bitkilerden, 15,000’i de yosunlardanolarak tanımlanmıştır. Bitkiler genelde ototrof (özbeslek) organizmalardır ve enerjilerini güneş ışığından alırlar. Birçok bitki kloroplastları sayesinde fotosentez ile organik bileşiklerini üretir. Bitki hücreleri genellikle kareye benzer şekildedir.
Bitkiler, tohumsuz bitkiler (Cryptogamae) ve tohumlu bitkiler (Spermatophyta) olmak üzere iki büyük gruba ayrılır:

Tohumsuz/Çiçeksiz bitkiler

Tohumsuz bitkiler sporla çoğalırlar. Bu bitkilerin çoğu kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi organ farklılaşmalarını belirgin olarak göstermezler. Bitkinin tümü aynı yapıda, yapraksı ya da şeritsidir ve bu yapıya “tallus” denir. Talluslu bitkilere “Thallophyta” denilmektedir. Daha gelişmiş olan ve organ farklılaşmaları gösteren bitkilere ise “Kormophyta”, bu tip yapıya da “kormus” denir.

Suyosunları (algler), karayosunları (Bryophyta), ciğerotları, boynuzotları, yapraklı karayosunları ve vasküler bitkileri (fosil türler ve eğreltiotları gibi) içeren takımdır.

Tohumlu/Çiçekli Bitkiler

Tohumlu bitkiler bulundurdukları “tohum”la tohumsuz bitkilerden ayrılırlar. Üreme ve yayılma organı olan tohum, iki şekilde oluşturulabilir ve tohumlu bitkiler buna göre iki büyük bölüme ayrılır:

  • Açık Tohumlu Bitkiler – Gymnospermae: Tohum taslakları, meyve yaprakları tarafından örtülmeden açıkta tohum meydana getiren bitkiler.

Açık tohumlu bitkileri genellikle ağaçlar ya da ağaççık formundaki odunsu bitkiler oluşturur. Genellikle herdem yeşil olup, yaprakları çoğunlukla iğnemsi şekildedir. Bu yüzden de, kuraklığa dayanıklıdırlar.

  • Kapalı Tohumlu Bitkiler – Angiospermae Tohum taslakları, meyve yapraklarının birleşmesiyle oluşan odacık içinde kapalı olarak tohum geliştiren bitkiler.

Kapalı tohumlular, açık tohumlulara göre daha gelişmişlerdir. Genellikle otsu, odunsu ve çalı formunda olurlar. Çoğunun kültürü yapılır ve ekonomik önemleri vardır. Kapalı tohumlular, iki çenekliler (Magnoliopsida, Dicotyledoneae) ve bir çenekliler (Liliopsida, Monocotyledoneae) olmak üzere 2 sınıfa ayrılır.

 


Powered by WordPress | Free Best Free WordPress Themes | Thanks to WordPress Themes Free, WordPress Themes and Themes Directory