Şifa kaynağı Kedi pençesi otu

KEDİ PENÇESİ + Unkaria tomentosa

(Organizmadaki hücreleri temizler, vücuda sağlık katar) Vücut atıklardan, toksinlerden, tuz kütlelerinden derinlemesine temizler, bağışıklık sistemini onarır, ur oluşunun engeller. Radyasyon ve kemoterapinin yan etkileri en aza indirir, kan
•sağlığını pekiştirir, iltihap oluşumunu engeller, sindirim kanalını ve karaciğeri temizler. Alerjik deri hastalıkları, bronşiyal astım hastalığı, artroz, erkek ve kadın cinsel organlarının iltihapların tedavisinde etkilidir.
Organizmamız tamamen hücrelerden
oluşmuştur. Hücrelerden de organlar, sistemler, dokular vs. oluşmaktadır. Tüm canlılar hücrelerden meydana gelmiştir. Hücreler de beslenirler. Bizi biz yapan yediklerimiz değil sindirdiklerimizdir. Bu Hücreler için de geçerlidir. Girenleri özümlemek için hücrede enzim denilen fermentler vardır. Enzimler: vitamin ve mikro elementlerdir. Hücrelerdeki gözenekler çok küçük pencereciklerdir.
Moleküller büyüktür ve bu pencereciklerden geçemezler. Atom da hücreye girmek için büyüktür, hücreye sadece iyonlar girebilir Ca , P hücreye girebilir ama Ca ve Cl bileşim halinde giremez , hücrenin gözenekleri tıkanır. Bizim pencerecikler kapanır. Etraf yiyecek dolu ama hücreler açlık çekerler. İşte sana toksin |cüruf| : Hücre düzeyinde toksinleşme . Klor ve oksijen tek başlarına bulunamazlar, onlar çok agresiftirler ve mutlaka bir şeyle bağlanırlar, bileşik meydana getirirler. Sı/kalsiyum bakımından zengindir, kloru ise mikroplardan arındırmak amacıyla biz katıyoruz . Organizmada toksin madde (cüruf) birikir. KEDİ PENÇESİ ve diğer ürünlerimiz bu kimyasal bağları (bileşimleri) parçalar: kalsiyum , fosfor ve diğer elementler serbestçe hücreye girebilir. Bu KEDİ PENÇESİ’ un etkilerinden sadece biridir. Toksinli hücre ne demektir? Biri, ikisi ,üçü toksinleşen organizmada problemler başlar, “kamburlar” artar.
Kemik hücrelerine kalsiyum ve fosfor gereklidir, bununla beraber kemik dokusu sağlam ve esnek olacak oranda olmalıdır. Bu oran kalsiyum : fosfor = 1:2 dir. Kalsiyum hücreye girer ve eğer yeterli miktarda fosfor yoksa girdiği gibi çıkar. Orada kalması için katalizör D3 vitamini gereklidir. Fakat o şimdiye kadar kimyasal olarak sentezlenememiştir, sadece doğada bulunmaktadır.
Onun formülü çocukları raşitizme karşı korumak için verdikleri D2 vitamininden farklıdır. Bu D2 vitamini işe yaramaz , çünkü hücreye sadece doğal olanlar girebilmektedir. 1:2 kalsiyum:fosfor oranını organizmaya sağlamak günümüzde çok zordur.
Günlük kalsiyum gereksinimi ne kadardır? Sadece kemik hücrelerinin normal varlığını devam ettirebilmesi için;7litre süt içmek gerekir. Günlük fosfor ihtiyacını karşılamak için 5 kg. deniz balığı (en çok fosfor ondadır) yemek gerekir. D3 vitamini: bu sadece balıkyağıdır. Düşünebiliyor musunuz? günlük ihtiyacı karşılamak için nasıl bir diyet gerekiyor? Böyle bir diyet uygulamamak için, harika teknolojilerle bu muazzam hacmi birkaç miligramlık kapsüllere sığdıran harika ürünler ürettiler (hem de hepsi doğal).
1913 yılında günlük demir ihtiyacını karşılamak için günde bir elma yemenin yeterli olduğu saptanmıştır. Bu bir gerçek, Fakat toprak çok fakirleşti verimi düştü. 1993 yılında günlük demir ihtiyacını karşılamak için günde 26 adet elma yemek gerektiği tespit edildi. Bunun için nasıl bir mide gerekir, düşünün?
Fil gibi bir mideye sahip olmadan da 26 elmanın içerdiği demiri almak için çok basit bir şey yaptılar 26 elma aldılar, sıvı azotta -196 C° derecede aniden dondurdular. 1mg demir kaldı ve böylece doğal üründen insanın günlük ihtiyacı olan vitamin ve mikro elementleri, bir kapsüle koydular. bitkiler.gen.tr
Ani dondurma işlemi -196 C° derece değil de -195 C° derece olsaydı bile bu güçlü efekt elde edilemezdi. -196 C° derecede dondurulan ürün suyla beraber alındığında birden bire canlı bitki efekti elde edilmesini mümkün kılar. Örneğin, hayvanları döllemek için sperm bankaları spermleri -196 C° derecede saklarlar. Bu spermleri ineğe verir vermez canlı hücre etkisi elde edilir ve dölleme gerçekleşir. Benzer süreç biz kapsülü suyla beraber içtiğimizde organizmada da meydana gelir.
BİTKİSEL TAKVİYELER içeriğini ele alalım. Doğada böyle bir oran mevcut değildir. Ca:P=1:2 + vitamin D3 oranı sadece Bitkisel Takviye ürünleri ta mevcuttur.
İnsan için faydalı bütün bu ürünler doğal sebzelerden, meyvelerden deniz ürünlerinden vs. yapay olarak yaratılmış dengedir.
Bir kapsüle, her birinden birkaç kilo olmak üzere, masrafını karşılayamayacağımız kadar çeşit sebze ve meyve ( 80 çeşit kadar) sığdırabiliriz. Bunun için ne kadar para gerekirdi?
KEDİ PENÇESİ inanılmaz 4 etkiye sahiptir:
1 -Bağışıklık modülatörü
Bağışıklık: Bu, bizim koruyucu kalkanımızdır.
Sık sık hastalanan ve kronik hastalıkları olan insanlarda bağışıklık (direnç) düşüktür. Kedi pençesi, bağışıklığı normal hale getirir.
Yüksek direnç (bağışıklık) tüm alerji tiplerinin nedenidir. Kedi pençesi, bağışıklığı normal hale getirir.
Bozuk bağışıklık: Bu, dirençten sorumlu hücrelerin kendi öz hücrelerini tanımaması, onları düşman gibi algılaması ve onları yok etmeye başlamasıdır. Bozuk bağışıklığa örnek: deri veremi, dirseklerde , dizlerde açık bordo renginde lekelerdir; yüksek dozlarda hormon vererek tedavi uygulanmaktadır fakat, hastalığı iyileştirmez . Karaciğer, kan otoimmun hastalıkları, rheumatoid polyarthritus, kalp damar hastalıkları bozuk bağışıklığa örnektir.
2-Hücre düzeyinde toksin ve tuzları temizler; su-tuz metabolizmasını normalleştirir.
İdrarla beraber çıkan tuzlar, idrarı her renge boyayabilir. Hastaya idrarın rengini izlemesi söylenir. 3-5 gün süreyle idrarda olası tortuları gözlemek mümkündür. İdrar organizmadan çıkarken 37 C derece sıcaklıktadır ve tuzlar erimiş halde bulunur. İdrar soğuduğunda yeniden bağ oluştururlar ve onları görmek mümkündür.
3-sindirim sistemine mükemmel şekilde etki eder.
Sindirim sisteminin uzunluğu 25 m.dir, hücrelerden yapılmıştır ve hücreler de küçük tüycüklerle kaplıdır. Sindirilen yiyecekler, tüycükler tarafından emilir ve kana geçer, sindirilmeyenler kalın bağırsağa geçer. Eğer tüycükler birbirine yapışırsa emilme olmaz ve kana hiçbir şey geçmez, yiyecek kalın bağırsağa geçer. Niçin böyle olmaktadır ? Çünkü biz doğanın bizim için öngörmediği yiyecekleri yiyoruz. Örneğin : Beyaz ekmek. Buğday öyle işlemlerden geçirilmiştir ki hiç bir besi değeri kalmamıştır, Sadece bir tutkal gibi bağırsaktaki tüycükleri birbirine yapıştırır. Ekmek, mide salgılarının etkisiyle bir macuna dönüşür, sindirilmeyen yiyecek kalıntıları burada birikir, dışkıdan taşlar oluşur ve insanların karınları muazzam şekilde büyür.
Doğa bize beyaz ekmeği öngörmemiştir. Beyaz un zenginler için, bayramlarda pasta vs yapmak içindir. Eskiden kepekli ekmek yenirdi, günümüzde ise en faydalı kepeği hayvanlara veriyoruz. Kepekteki bu faydalı şey ne? Buğday işlenirken önce kabukları soyulur, sonra öğütülür; yüksek kalitede beyaz un elde etmek için ise klorlanır. Kepekte tüm B grubu vitaminleri vardır (B1’den B12’ye kadar).Güvercinleri kabuklarından iyice arındırılmış pirinçle beslerseniz, birkaç gün sonra uçamadıklarını, başlarını bile tutamadıklarını görürsünüz ( 9.sınıf anatomi ders kitabından örnek). Çocuklar derslerini bir türlü öğrenemezler; dersler zor olduğu için değil, onları doğru deyemediğimiz için. Buğday veya pirinç kabuklarında ( kepek ) B1’den B12’ye kadar tüm B vitaminleri bulunmaktadır. Sinir hücrelerimizin B vitaminlerinin tümüne gereksinimi vardır. İnsan tüm B1,B6,B12 vitaminlerini sentezleyemez. Nörolojik hastalar için elimizden bir şey gelmiyor, ama iyileştirilmiş beslenme uygulamaya başladığımızda sonucu hastaların yüzünde görüyoruz. Çocuk katkı ürünlerinde de tüm doğal B vitaminleri bulunmaktadır. Kepek bize niçin gereklidir? B grubu vitaminlerden başka kepekte selüloz ve bağırsaklarımızdan tüycükleri birbirine yapıştıran tutkalları zımpara sürülmüşçesine temizleyen kaba lifler bulunur. 20 yıl boyunca sindirim sistemi kanserli hastaları inceleyen akademisyen BLOHİN bu gerçeği saptamıştır. Kepek, çiğ sebze vs. içermeyen yiyeceklerle beslenen insanların %50 sinin onkolojik hastalıklara maruz kaldıkları anlaşılmıştır. Onun için organizmada beyaz ekmek katmanlarının olmasını istemiyorsak, kepekli ekmek yememiz gerekir.
KEDİ PENÇESİ kalın bağırsakları zımpara kağıdı sürülmüşçesine temizler. Eski hücreler temizlendikten sonra her 3-5 günde yeni hücreler oluşur (eskiler temizleninceye kadar yeni hücre oluşmaz ) Kedi pençesi işte bu eski hücrelerin temizlenmesini de sağlar. Eski hücreler yiyeceklerin %75’ini ememez, bütün bunlar tuvalete atılır. Bu yüzden Kedi pençesi yiyeceklerimizde ekonomi yapmamıza yardım eder. Kedi pençesi ile doldurulmuş 25 m. sindirim sistemi daha az yememize ve daha çabuk doymamıza yardım eder.
4-Karaciğer hücrelerini yeniler ve gençleştirir
Karaciğer: Filtre görevi yapan ana organdır. Karaciğer hücreleri vücudumuzu hem enfeksiyonlardan hem yediğimiz kalitesiz yiyeceklerden hatta boyalı maddelerden de kurtarır. Bunu kolayca kontrol edebiliriz. Kırmızı pancar yiyiniz ve idrarınızın rengine bakın. Eğer karaciğeriniz kirli ise tıkalı ise idrarınızın rengi kırmızı olacaktır; %100 karaciğer hücreleriniz kirlenmiş demektir. KEDİ PENÇESİ karaciğer hücrelerini toksinlerden temizler, karaciğerin fonksiyonunu yeniden kazanmasını sağlar. Müşterilerinize KEDİ PENÇESİ almadan ve aldıktan sonra kırmızı pancar testini yapmasını söyleyiniz
KEDİ PENÇESİ’UN anti kanser etkisi
Kedi pençesi’nin anti kanser etkisi, epeydir reklamı yapılan ürünlere göre; köpekbalığı kıkırdağından elde edilmiş ürünlere göre daha fazladır. Sadece 4 cins köpekbalığının kıkırdak dokusu anti kanser etkiye sahiptir.
Kedi pençesi: Senede 4 kez meyve veren kedi tırnağı sarmaşığıdır. Kedi pençesi otu anti kanser etkisi köpekbalığı kıkırdağına göre 50 kat daha fazladır.
Onkolojik koruma nedir?
İşin aslı biz artık değişikliğe uğramış hücrelerle doğmaktayız.
Uluslararası normlara göre lökosit 6-8 bin olmalıdır; 1992 yılında bizde 4-6 bin idi, şimdi 3-5 bin kadar. Uluslararası normlara göre Hemoglobin sayısı 130-150 birim olmalıdır; bizim normlar 110-130 birim. Eğer annenin hemoglobin sayısı 110 birim ise, o zaman çocuk %100, 98-100 birim hemoglobine sahip olacak demektir. Normlar dünyadaki tüm insanlar için birdir.
Biz artık değişikliğe uğramış hücrelerle doğmaktayız ve bağışıklıktan sorumlu hücreler, koruyucu lenfosit, monoksit hücreleri yeterli miktarlarda değilse kansere yol açan hücre değişimine zar zor engel olabilirler. Fakat strese maruz kalındığında , dışardan enfeksiyon kapıldığında ; koruyucularımız lenfositler, monoksitler stafilekoklardan, parazitlerden kurtarmak için yardımımıza koşar ve böylece kanser ortaya çıkar.
Biz 30 yaşına kadar, özellikle hücre düzeyinde kanser hücreleri taşıyabiliriz. Fakat bunun ne zaman patlak vereceğini bilemeyiz. Örneğin sinirsel stres altında kadınlardaki meme hastalıklarının %50 si kansere dönüşmektedir.
KEDİ PENÇESİ’ni kanser olunca değil, kanser olmadan kullanmak gerekir

KEDİ PENÇESİ OTUNUN FAYDALARI VE YAPISAL ÖZELLİKLERİ
KEDİ PENÇESİ OTU
(Uncaria tomentosa)
Kedi Pençesi otu; Kökboyasıgiller familyasındandır. Yanındaki ağaçlara sarılarak 50 metre kadar uzayabilen , tırmanıcı, odunsu görünüşlü bir bitkidir. Kedi pençesi denmesinin nedeni dallarda kedi pençesini andırır karşılıklı ikişerli dikenin bulunmasıdır.
Nemli Amazon ormanlarında en çok Peru’da küçük bir bölgede ve komşu ülkelerde bulunur.Gövdenin ve köklerinin iç kısımları kullanılır. 2000 yıldan bu yana Peru’daki kimi kabileler bu bitkiye büyülü kutsal bir varlık olarak bakmışlar;onun gövdeleriyle ruhlarını etkilediğini düşünmüşlerdir.
Etno-botanikçiler bunun anlamını bitkinin tıbbi etkisinin gücüne bağlanmışlardır. Yerliler bitkiye sindirim sindirim kolaylaştırıcı bağışıklık sistemini güçlendirici , iltihap giderici, kansere karşı ilaç olarak kullanılmışlardır.
Kedi Pençesi otunun faydaları
Kedi Pençesi otunun küçük pembe-beyaz çiçekleriyle çekici bir görüntüsü vardır fakat köklerinin kokusu pek hoş değildir. Bu koku kedilerin çok hoşuna gider, bitkinin toprağını kazıp kökünü çıkarmaya çalışırlar.Bu yüzden bitkiye Kedi Pençesi otu denmiştir.
Ortaçağ boyunca Kedi Pençesi otu her derde dava bir bitki olarak kullanıldı. Şifacılar tarafından pek çok hastalığa özellikle sinir rahatsızlıklarına karşı kullanıldı.

Kedi Pençesi otu Avrupa,Kuzey Amerika ve Kuzey Asya ‘da yetişir.150 değişik türü vardır.Kökleri kullanılır. Kedi Pençesi otu başka hiç bir bitkide bulunmayan volatile yağlardan valepotrit, valeranic acid, valeranone, valereal maddelerini içerir. Pineol, borneol, sineol, karofilen, azulen gibi başka bitkilerde de bulunan yağ asitlerini de ihtiva eder.
Bu yağlar vücutta iltihap kurutucu,anti-spazmodik ve rahatlatıcı etkiye sahiptir.Ayrıca kökler ağrıyı hafifleten ve vücudu rahatlatan alkoloidler içerir. İçerdiği diğer aktif maddeler rutin,beta-sitosterol,salisilik asit ve kolindir.
Bilim adamları bitkiyle 1974 te ilğilenmeye başlamışlar;1989 da bitkinin kabuğunda 6 adet alkaloit olduğunu saptamışlardır.1990’lardan sonra bitki birden popülarite kazanmış; AIDS’le mücadele sırasında diğer tıbbi tedavilerle birlikte bu bitki de kullanılmıştır.
Kedi Pençesi otu nasıl kullanılır
Eklem ve romatizma ağrılarını hafifletir, gebeliği önler, bağışıklık sistemini güçlendirir
Kedi Pençesi otu çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilir. Sinir sistemi rahatsızlıkları ve tüm vucudun rahatlatılması için en iyi sinir yatıştırıcı bitkilerden biridir. Ayrıca ağrı kesici, mide yatıştırıcı, gaz giderici, teskin edici, hipnotik ve tansiyon düşürücü ve anti bakteriyal etkilere sahiptir.
Kedi Pençesi otu en çok sinirlilik, depresyon, korku, endişe, sinir harabiyeti, histeri, kuruntu, vehim, sinirsel tansiyon ve uykusuzluk hallerinde etkilidir. Sadece uyuma güçlüğünü tedavi etmekle kalmaz, uyku kalitesini de artırır. Kedi Pençesi otu kullanan hastalar sabah gayet dinç ve dinlenmiş olarak uyanırlar, uyku hapları gibi sersemlik yapmaz.
Bir ağrı kesici olarak tansiyon kaynaklı baş ağrılarında, migrende, eklem iltihabında, kas ağrılarında faydalıdır. Hissizlik, karıncalanma, ağrı ve kas zayıflığı gibi durumlar Kedi Pençesi otu kullanımıyla etkili biçimde kontrol edilebilir. Yetişkinlerde dikkat eksikliği tedavisinde kullanılır. Bitki çocuklardaki çeşitli sinir rahatsızlıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

bu yazı 12.028 defa okundu Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir