Son Haberler
Ana Sayfa / Bitkisel Bakım / Ter kokusunu önleyen bitkiler

Ter kokusunu önleyen bitkiler

Güvercin ağacı özü ya da yağı sürdükten sonra koltuk altlarının kurumasını bekleyip ardından kendi deodorantınızı da sürebilirsiniz.

Organik Sirke

Güvercin ağacı ile aynı etkiyi gösteren sirke de, cildi kurutarak bakteriler için elverişsiz bir ortam sağlar ve ter kokusunu önlemeye yardımcı olur. Sirkeyi bir pamuk yardımıyla koltuk altlarına sürebilirsiniz. Ya da bir deodorant gibi sprey şişeye doldurup vücudunuza sıkabilirsiniz. Bu şekilde terleme bölgeleri gün boyu kuru kalacaktır.

Ancak sirke sürüp hemen evden çıkmanız ter kokusu yerine bu kez sirke kokusu ile çevreyi rahatsız etmenize neden olabilir. Bu nedenle sirke sürdükten sonra bir 15-20 dakika kadar beklemeniz önerilir. Bu süre zarfında sirkenin kokusu uçacaktır. Hatta elma, üzüm gibi daha hafif kokulu organik meyve sirkelerini tercih edebilirsiniz.

Cildinize uygulayacaksanız organik sirke kullanmaya özen gösterin. Cildinizin hassas ise sirkeyi biraz su ile inceltebilir ya da 5 dakika kadar bekledikten sonra durulayabilirsiniz.

Limon Suyu

Lmon suyu da tıpkı önerdiğimiz diğer bitkiler gibi cildi koku yapan bakterilerden uzak tutar. Sirke için fazla olan hassas ciltlerde, sirke yerine limon suyu kullanılabilir. Yarım limonun suyunu sıktıktan sonra pamuk yardımıyla koltuk ltına sürebilirsiniz. Ancak asitli yapısı nedeniyle limonun cildinizi yaktığını veya tahriş edeceğini düşünüyorsanız, limon suyunu biraz su ile inceltebilirsiniz.

Çok fazla terleyenler limon suyu ile karbonat karışımını deneyebilirler. Karbonat hem teri emer hem de kötü koku üreten bakterilere karşı etkilidir. Limon suyu ile karbonatı bir macun haline getirip koltuk altlarına sürün. 15 dakika bekledikten sonra koltuk altlarını durulayabilir ya da duş alabilirsiniz.

Karbonatı bir başka kullanım şekli de, duştan sonra kuruladığınız koltuk altlarınıza doğrudan sürmenizdir.

Çay Ağacı Yağı

Çay ağacı yağı doğal bir antiseptiktir ve antibakteriyel özelliği ile öne çıkar. Bu nedenle cildinizdeki bakterileri ortadan kaldırmak için başvurabileceğiniz bitkisel yağlardan biridir. Üstelik hoş kokusu da ferahlık verir. Ancak güçlü bir yağ olduğu için doğrudan cilde sürülmesi tavsiye edilmez. 2 damla çay ağacı yağını 2 yemek kaşığı su ile inceltmeniz gerekir.

Ada Çayı Yağı

Ter konusu açıldığında ada çayı iki önemli etkisi ile öne çıkar. İlki ada çayı ter bezlerini yavaşlatır ve ikincisi antibakteriyel özelliği olan bir bitkidir. Hem daha az terlemenizi sağlar hem de bakteri oluşumunun önüne geçer. Ada çayı yağını tatlı badem yağı ile karıştırarak kullanabilirsiniz.

Şap (Kan Taşı)

Ülkemizde de çıkarılan bu madeni genel olarak erkek berberlerinden tanıyoruz. Tıraş sırasındaki kanı durdurmak için yüze sürülen ve kan taşı olarak bilinen şap, aslında ter kokusuna karşı da oldukça etkilidir. Koltuk altını suyla hafif nemlendirdikten sonra birkaç kez sürülmesi tüm gün etkilidir ve kokuyu önler. Aktarlarda bulunabilir.

Yasemin Yağı

Doğal ve hakiki bir yasemin yağı almaya özen gösterin. Parmaklarınıza sürdüğünüzde yağ hemen uçmamalı. Gerçek yasemin yağını günde bir kez sürmeniz bile neredeyse 24 saat boyunca ter kokusunu önler.

Ter Kokusuna Karşı Alabileceğiniz Diğer Önlemler

  • Eğer ter kokusu sorununuz varsa her gün kısa da olsa duş alma alışkanlığı edinmeli ve duş sırasında özellikle koltuk altları için antibakteriyel sabun kullanmalısınız.
  • Duş sonrası deodorant ya da ter kokusuna karşı önerilen bitkisel reçetelerden birini kullanabilirsiniz.
  • Koltuk altlarını düzenli olarak tıraş etmek bakterileri ve kötü kokuları önemli ölçüde engeller.
  • Temiz giysiler giymeye özen gösterin. İç çamaşırından ayakkabınıza dek temiz giysiler giymeli, giysilerinizi düzenli olarak yıkamalısınız.
  • Giysi alışverişi yaparken pamuklu, ipek, yün gibi doğal malzemelerden üretilmiş ürünleri seçmeli, sentetik ürünlerden uzak durmalısınız.
  • Sarımsaklı ya da keskin baharatlı yiyecekler ter kokusunu etkiler. Ayrıca çok fazla kırmızı et tüketiminin de kötü ter kokusuna neden olduğu belirtilir. Ter kokusu sorununu çözmek için beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir